BASINA VE KAMUOYUNA               28.12.2020
 

Asgari ücret işçilerin alması gereken en az ücreti ifade eder.Dolayısıyla ülkemizde asgari ücretle geçinen çalışan sayısı % 50’ye yakın olduğu düşünülürse önemli bir konudur. Komisyon bugün  28.12.2020 tarihinde toplanarak asgari ücret’i  2 bin 825 TL belirlemiştir.Bu kesinikle kabul edilecek bir rakam değildir.İnsanca bir yaşama uygun bir ücret belirlemeyen komisyon tarafının işçilerden yana olmadığını bir kez daha göstermiştir.Parasal değer olarakta aslında bir artışın olmadığı işçinin alım gücünde artışın  olmadığı ortadadır.Geçen yılın asgari ücretinin dolar karşılığı 390 iken yeni belirlenen asgari ücretin dolar karşılığı 377’dir.

Asgari ücret neden önemli? Tüm çalışanların aldığı işsizlik ödeneğinden,asgari geçim indirimine , Genel sağlık sigortasından yararlanmak için uygulanan yoksulluk testinden,emekli aylıklarına, sosyal güvenlik primlerinin alt ve üst sınırlarından engelli ve yaşlılık aylığına kadar pek çok süreci doğrudan etkileyen bir ücrettir. Dolayısıyla Türkiye’de asgari ücret sadece bu ücret karşılığında çalışanları değil, emeği ile geçinen tüm emekçileri yakından ilgilendirmektedir.

Asgari ücretin tespit sürecinde işçilere verilen değeri de görmüş olduk. Enflasyon rakamlarının altında ezilen işçilerin pandemi bahane edilerek açılan paketler sonucunda iş güvencesinin ellerinden alındığı ve sigortasız bir ortamda çalıştırıldıklarına hepimiz şahit olmuş durumdayız.Kıdem tazminatlarına yönelik saldırılar bir yana ‘’kuru ekmek yiyorlarsa aç değillerdir.’’ deme hakkına sahip olduğunu düşünen bir asgari ücretten 10 kat fazla ücret alan,iktidarı temsil eden milletvekillerin olduğu bir ortamda insanca bir yaşam için ücret belirlemeyecekleri de ortadadır.

ASGARİ ÜCRET BELİRLEME KOMİSYONU YOK HÜKMÜNDEDİR.

25 bin'e yakın maaş alan Milletvekilleri,maaşı bu kadar yüksekken, asgari ücretin düzeyi belirlenirken konuşmaları ayrıca traji komik bir durumdur. Asgari ücreti belirleyenler;Aylık geliri 80 bin lirayı bulan Türk-İş başkanı, 30 bin liralık maaş alan çalışma bakan, birkaç maaş alan sadece insan kaynakları direktörlüğünden 18 bin liralık maaşıyla TİSK başkanı.Öte yandan buna müdahil olan patronlar Türkiye’nin en zengin 100 kişisinin en tepesinde yer alan 60 kişiye bakarsak da, servetleri milyar dolarlarla ölçülüyor. 83 milyon nüfusa sahip bu ülkede, sadece 100 kişi, toplam 100 milyar dolardan fazla bir serveti elinde tutuyor. Bu 100 kişi, asgari ücretin kendisini doğrudan ilgilendirdiği 25-30 milyon insana ''fedakarlık yapın'' diyor ve onların günlük harçlıklarından bile az olan paraya razı olun diyor.Yani TUİK’in önerisiyle ücretin 2 bin 792 olması isteniyordu.Orta oyunu şeklinde geçen görüşmeler sonunda açlık sınırının altında bir rakam olan 2.825 tl belirlenmiş bir kez daha %50’ye ulaşan asgari ücretle geçinen emekçiler hayal kırıklığına uğramıştır.

2021 yılında Memur maaşlarının komik bir biçimde yüzde 3+3 oranında artmasına imza atan yandaş sendika gibi kurum ve kuruluşlar emekçilere ihanet etmek dışında bir şey yapmamaktadır. Gerçeklikten uzak istatiksel verileri uyduran ve gerçek rakamları manipüle etme görevi verilen TÜİK vs. gibi kurumlardan gelen teknik rakamlardan çıkarılacak aritmetik bir çıkarım Asgari ücreti doğru göstermez.

Asgari ücret “geçim ücreti” değildir. Dolayısıyla iktidarın yarattığı bu algıyıda kabul etmemek gerekir. Mutfak enflasyonunun yüzde 40’ları geçmiş durumdadır . Türk lirası dolar karşısında sürekli değer kaybederken maaşlar erimiş, alım gücü düşmüştür.2020 yılının birinci döneminde önceki yılla karşılaştırıldığında elektrik yüzde 32,3 doğalgaz 34,7 zamlanırken Asgari ücrete %21.56 oranında zam yapılmasını kabul etmek vicdani değildir.

Yıllar boyunca işçinin  ailesinin,çocuklarının hesaba katılmadığı bir hesaplama ile asgari ücret dayatması yapılmış insanca yaşamaya yetecek bir ücret sunulmamıştır.Patronların talepleri ön planda tutulmuş insanca yaşamaya yetecek bir ücret talep eden işçiler işsizlikle tehdit edilmiştir.

TÖB SEN OLARAK DİYORUZKİ;

Çay-simit hesapları ile milyonlarca çalışanla adeta dalga geçenler ;ülkemizi sarsan pandemi ile işsizliğin, yoksulluğun gittikçe daha fazla derinleştiği günümüz koşullarında;milyonları bulan emekçiler için insanca bir ücret belirlemeyen Komisyon lağvedilmeli ve işçilerin talepleri doğrultusunda yeni bir ücret belirlenmelidir.

Sendika hakkı tanınmayan,sağlık güvencesi olmayan ,günlük 10-12 saatlik sürelerle çalıştırılan işçilere yoksulluk sınırının 8.000’e yaklaştığı ,açlık sınırının 3.000 olduğu günümüz koşullarında insanca yaşamak için ücret vermek işçilerin hakkıdır.TÖB SEN olarak sınıf dayanışması ruhuyla işçi sınıfının yanında olmaya devam edeceğimizi belirtitir.

 

TÜM ÖĞRETMENLER BİRLİĞİ SENDİKASI YÜRÜTME KURULU