Kamuoyuna

YÜZ YÜZE EĞİTİM’E GEÇİLME KONUSUNDAKİ TESPİTLERİMİZ VE ÖNERİLERİMİZ

TÖB SEN pandemi sürecinin başından bu yana bu süreçte çocuklarımızın eğitim sürecinin aksamaması yönünde öneriler sunmuş ve çeşitli taleplerde bulunmuştur.Pandemi sürecinin sağlıklı bir süreç içinde yürütülmesi konusunda tüm bakanlıkların kendilerine düşen görevi toplumun çıkarı göz önünde bulundurularak tüm paydaşlarla dayanışma içinde yürütülmesi konusunda açıklamalarda bulunmuştuk.Toplumun tüm kesimlerinin taleplerini ve isteklerini göz ardı edilmeden dinlemek ve çözüm yolunu bulmaya çalışmak siyasi erk için bir zorunluluktur.Oysa siyasi iktidar pandemi koşullarında dayanışma yerine sermayeyi güçlendirecek emekçiyi yıpratacak adım atmış yaşanan ekonomik kriz ile birlikte koşulsuz ortamlarda çalışmak zorunda bırakılan emekçilerin mağduriyetlerini gidermek yerine emekçilere zulmü reva görmüştür.Eve sıcak bir ekmek getirmek için sağlıksız ortamlarda çalışan veya dışarıda çalışmak zorunda kalan insanların corona virüsü ile baş başa kalmaları dışında başka bir şans bırakılmamıştır.

Öte yandan TÖB SEN olarak  yüz yüze eğitim koşullarının sağlanıp bütünüyle yüz yüze eğitime geçilmesi en büyük temennimiz olduğu gibi aynı zamanda önceliğimizdir.Fakat hepimizin takip ettiği gibi salgının belirli oranda kontrol altına alınamadığı ve vaka sayılarında artışınm olduğu bir gerçektir.Dolayısıyla yüz yüze eğitim sürecinin genişletilmesi kararının uygulanmasında oldukça dikaktli,titiz ve uygun ortam sağlanması konusunda en üst boyutta önlemlerin alınaması konusu bir zorunluluktur.Zira yüz yüze eğitimin genişletilmesi kararı alınmışken hala okulların yüzde 80’inde yeteri kadar önlemler alınmış değildir.Hala bir çok okulda gerekli ekipmanlar olmadığı gibi maske,dezenfektan gibi gerekli olan malzemelerin temini okul müdürlerine bırakılmıştır.Ödenek sıkıntısı okul müdürlerimize bir şekilde yaratın denilmektedir.

Yüz yüze eğitim sürecine MEB tarafından bulunan çözüm öğrencilerin sınıflarında 2 gün yüz yüze eğitim görüp eğitim görüp okulda olmaları diğer günlerde uzaktan eğitime devam etmeleridir.Bu noktada ortaya çıkan bir sorunda toplam ders saatinde azalmanın olduğudur.Böyle olunca da veli ve öğrencilerde kaygıyı arttırmıştır.Çünkü azalmış olan ders saatine karşılık sınavlarda tüm kazanımlardan sorumlu tutulacak öğrencide sınav ve başarısızlık korkusunu arttırmaktadır. Eğitim,zor koşullar altında yürütülüyorken müfredat seyreltilmeli, öğrencilerin sorumlu olduğu konular azaltılmalıdır.Seyreltilmiş sınıflarda daha çok ders saatinin yapılabilmesi için MEB’in ek atama sağlayarak sorunu çözmesi gerekmektedir.Ek atama ile çocuklarımızın okulda geçirecekleri zaman fazla olacağından okula yeniden adaptasyon sürecide artacaktır.

TÖB SEN olarak okul ortamlarının sağlıklı hale getirilip yüz yüze eğitim sürecine biran önce geçilmesi konusunda talebimizin olmasının bir nedenide kız çocuklarımızın okul ortamından koparılmalarının önüne geçmektir.Zira ülkemizde çocuk gelin vakalarının sık görüldüğü gerçeğini unutmamak gerekir.Evlerinde tablet,bilgisayar gibi araç gereçlerinin olmadığı veya internet bağlantısının olmadığı yerlerde okuldan uzak kalan 12-18 yaşa arası kız çocuklarımızın okul  ile bağları azalmakta ve evlilik dayatmalarını kabul etme risklerini arttırmaktadır.Milli Eğitim Bakanının uzaktan eğitim sürecine 1.5 milyon öğrencinin dahil olmadığı beyanına baktığımızda bu kaygının yerinde olduğunu söylememiz yanlış olmaz.Öğretmenlerin verdiği bilgilerdede her sınıfın sadece 5’te 1’inin uzaktan eğitime katıldığıdır.

MEB yüz yüze eğitim sürecine geçerken önce ‘’istemeyen veliler çocuğunu yüz yüze eğitime göndermeyebilir’’ şeklinde bir yazıyı müdürlüklere yollamış.Daha sonrada çocuğunu  yüz yüze eğitim için okula yollamak isteyen velilere taahhütname imzalatmıştır.TÖB SEN olarak bu konuyla ilgili daha öncede bir açıklama yapmış ve bakanlığın bu söyleminde  ‘’biz çocuklarınızın sağlığıyla ilgili sorumluluk almıyoruz’’ demek istediğini belirtmiştik.Bu konuda söylenecek bir başka durumda şudur.Sadece Çarşamba günü uzaktan eğitim alan bir öğrenci ile diğer öğrencilere eşit bir ortamda ders verilmediği gerçeği ortaya çıkmaktadır.Dolayısıyla  kronik rahatsızlığı olan bir öğrenci bile bu eşitsizlikten dolayı yüz yüze eğitim için okula gelecektir.Ayrıca yüz yüze eğitime daha önceden geçmiş olan özel okullardan öğrenciler ile zaten daha öncede var olan fırsat eşitsizliği artmış olacaktır.MEB’in istemeyen veli çocuğunu yollamasın söylemi gerçekçi değildir.

Yine MEB’in aldığı bir başka kararda İl hıfzıssıhha Kurulunun karar vermesi durumunda köy okulları ile nüfusun az olduğu yerlerde ilk ve ortaokulların tüm kademelerinde 5 gün eğitimin yapılabileceği kararıdır.Hepimizin bildiği gibi bir çok il’in köydeki nüfus  yoğunlukları,mevcut okul sayısı ve kapasiteleri birbirinden farklıdır.Nüfus’un yoğun olduğu köylerde sınıflarda 25-30 öğrencinin bir arada ders görmesi hem öğrencilerin hemde öğretmenleri sağlığını tehlikeye sokmaktadır.Bu yüzden önerimizin kararın İl Hıfzıssıhha Kurullarına bırakılması yerine MEB yetkililerine bırakılıp belirlenmiş koşullara göre kararın verilmesini sağlamaktır.

 

TÖB SEN olarak yüz yüze eğitime geçilme sürecinin takipçisi olacağımızı belirtir.Öğretmen,öğrenci veya veli olarak yaşanacak aksaklıkların tarafımıza bildirilmesini talep ediyor çözüm konusunda mücadele edeceğimizin sözünü veriyoruz.

 

TÜM ÖĞRETMENLER BİRLİĞİ SENDİKASI(TÖB SEN)

MERKEZ YÜRÜTME KURULU

yeni_microsoft_word_belgesi_88463.pdf